Hikaye
Komşulara, işe, akrabaya hep gülümserdim. “Fatma yine ayakta” derlerdi. Kimse geceleri mutfakta oturup ağladığımı bilmezdi. Anlatmaya kalksam ya abarttığımı söylerlerdi ya da konu mahallede dolaşırdı. O yüzden sustum. Sustukça da göğsümdeki baskı arttı.
Muhammed Yusuf Hoca ile görüşmeye utanarak geldim. “Belki gülünç gelecek” diye başladım. Kimse gülmedi. Acele çözüm de vaat edilmedi. Önce dinlendim. Sonra uzun zamandır taşıdığım korkuların bir kısmının gerçek yük, bir kısmının kendi kendime büyüttüğüm vesvese olduğu ortaya çıktı. Bu ayrımı duymak bile iyi geldi.
Süreç kısa sürmedi ama her adım netti. Evdeki düzenim değişti, gece paniğim azaldı. En önemlisi, “iyiyim” demeden önce gerçekten iyi olup olmadığımı kendime sorabilmeye başladım. Bugün hâlâ zor günlerim oluyor. Ama artık o günlerde boğulmuyorum.