Yazı
Zor zamanda iki şey çok konuşulur: sabret ve dua et. Doğru söylenir; ama çoğu kez eksik anlatılır. Sabır “hiçbir şey yapma”ya, dua da “sadece bekle”ye indirgenince insan hem yorulur hem suçluluk duyar. Oysa dengeli yaklaşım başka türlüdür.
Sabır ne değildir?
Sabır, haksızlığa boyun eğmek değildir. Sürekli ertelemek değildir. “Nasıl olsa geçer” deyip yükü görmezden gelmek hiç değildir. Sabır, panikle yanlış adım atmamaktır. Ateşliyken karar vermemektir. Sonucu hemen zorlamak yerine doğru sırayı korumaktır.
Mesela evlilikte bir kriz vardır. Sabır, susup biriktirmek değildir. Doğru zamanda, doğru dille konuşmayı seçmektir. İşte sıkışma vardır. Sabır, hiçbir tedbir almadan oturmak değildir. Tedbiri alırken umudu da bırakmamaktır.
Dua: sözden öte yöneliş
Dua bazen uzun listelerle yapılır. İstek üstüne istek… Sonra “neden olmadı?” sorusu gelir. Duanın bir boyutu istemektir; bir boyutu da hâli dürüstçe sermektir. “Korkuyorum”, “yorgunum”, “içim dar” demek de duadır. Hatta bazen ezberlenmiş uzun cümlelerden daha çok ferahlatır.
Dua ederken zihin felaket senaryosu kuruyorsa, dil ibadet ediyor gibi görünür ama kalp sıkışır. Bu noktada duayı kısaltmak, niyeti sadeleştirmek ve ardından küçük bir tedbir almak çoğu kişide dengeyi getirir. Dua ile tedbir birbirinin rakibi değildir.
İkisini birlikte tutmak
Sabır olmadan dua, aceleci bir talep diline dönebilir. Dua olmadan sabır ise kuru bir diş sıkmaya dönüşebilir. Birlikte olduklarında insan hem içini Allah’a açar hem de elinden geleni yapar. Bu, omuzdaki yükü ikiye böler.
- Önce hâli fark et: öfke mi, korku mu, yorgunluk mu?
- Kısa ve samimi dua et
- Bugün atabileceğin tek somut adımı seç
- Sonucu hemen ölçmeye çalışma
Ne zaman destek gerekir?
Sabır ve dua ediyor olmanıza rağmen aylardır aynı daralma içindeyseniz, uyku bozulmuşsa, gündelik hayat aksıyorsa yalnızlık büyümüş demektir. Destek almak sabırsızlık değildir. Tam tersine, doğru adımı atma cesaretidir. Manevi danışmanlık bu noktada kişiyi yargılamadan dinler; hangi kısmın manevi yük, hangi kısmın birikmiş hayat yorgunluğu olduğunu birlikte netleştirir.
Sabır acele etmemektir. Dua yönelmektir. İkisi bir arada olunca insan, bulanık telaştan çıkıp daha sakin bir zemine basar. O zemin, çoğu çözümün başladığı yerdir.